Ortak Noktalar
Farklı kuşaklardan saksafoncularla yapılan söyleşiler okunduğunda birbirine benzeyen birkaç başlık göze çarpar. Bunların başında yavaş tempoda çalışma gelir.
İkinci ortak nokta, bir kalıbın tek bir tonda bırakılmamasıdır. Üçüncüsü ise dinlemenin çalışmanın parçası sayılmasıdır.
Yavaş Tempo Neden Tekrar Eder
Yavaş tempoda çalışmak, hareketin hangi anında ne yapıldığını görmeye imkân verir. Hızlı çalındığında yanlış olan da doğru olan da aynı bulanıklık içinde kalır.
Bu nedenle tempo, ancak ses temiz duyulduğunda artırılır. Hız burada bir sonuçtur.
Dinlemenin Yeri
Söyleşilerde sık geçen bir başka nokta, kayıt dinlemenin çalışma saatinden sayılmasıdır. Cümle kurma mantığı anlatılarak değil duyularak kavranır.
Dinleme rastgele değil belirli bir soruyla yapıldığında işe yarar: bu solonun hangi ölçüsünde ne oldu, cümle nerede soluklandı, hangi ses akorun neresine düştü.
Söyleşileri Nasıl Okumalı
İcracıların anlattıkları kendi yollarıdır ve doğrudan uygulanacak reçeteler değildir. Bir yöntemin işe yaraması, kursiyerin bulunduğu aşamaya bağlıdır.
Ders içinde okunan bir söyleşi, kursiyerin kendi çalışma düzenini gözden geçirmesi için bir vesile olarak kullanılır.