Kayıttan Önce Saksafonun Yeri
Yirminci yüzyılın ilk çeyreğinde saksafon, caz topluluklarında çoğunlukla bölüm çalgısı olarak kullanılıyordu. Ezgiyi taşıyan çalgı genellikle trompet ya da klarnetti; saksafon dokuyu dolduran, kalabalığı kalınlaştıran bir katmandı.
Coleman Hawkins bu düzenin dışına çıkan ilk isimlerden biri oldu. Fletcher Henderson topluluğunda geçirdiği yıllar boyunca saksafonun tek başına cümle kurabileceğini gösteren bir söyleyiş geliştirdi.
11 Ekim 1939 Kaydı
Hawkins, Body and Soul adlı şarkıyı 11 Ekim 1939 tarihinde kaydetti. Kaydın dikkat çeken yanı, ezginin neredeyse hiç duyulmamasıdır; Hawkins ilk ölçülerden sonra şarkının kendisini bırakıp akor yapısı üzerinde kendi cümlelerini kurar.
O güne kadar kayıtlarda beklenen şey, ezginin süslenerek çalınmasıydı. Hawkins bunun yerine armoniyi zemin alıp baştan sona yeni bir çizgi kurdu ve bu yaklaşım sonraki kuşakların doğaçlama anlayışını doğrudan etkiledi.
Hawkins Tonunun Özellikleri
Hawkins tenor saksafonda kalın, geniş titreşimli ve doygun bir ton kullanır. Bu ton, hava desteğinin cümle boyunca hiç düşmemesine bağlıdır; sesin sonunda bile kalınlık korunur.
Cümle sonlarını yumuşatmak yerine kararlı biçimde kapatması, saksafonun solo bir çalgı olarak ciddiye alınmasında etkili olmuştur.
Derste Ne İşe Yarar
Bu kayıt, doğaçlamanın ezgiyi süslemek olmadığını anlatmak için kullanılabilecek en açık örneklerden biridir. Kursiyer, akor yapısının kendi başına bir anlatım zemini olduğunu buradan duyarak kavrar.
Dinleme çalışmasında kaydın tamamı bir kerede değil, sekizer ölçülük bölümler hâlinde ele alınır ve her bölümde hangi akor üzerinde ne söylendiği izlenir.